Vakt-i Sükût

1
287
Görüntülenme

Vakt-i Sükût

Her yeni gün yeni bir fırsat sunuyor hayvanı natıka Aristo’nun deyimiyle. Ve nisyan olan Âdemoğlu bu fırsatı her yeni gün başına geçirdiği at gözlükleriyle görmüyor, anlamıyor, idrak edemiyor ve kendi ayaklarıyla ters tepiyor. Bunu gören vicdan bu hezeyan ve heyelan dolu tablo karşısında eriyip bitiyor ve sükût ediyor, sessizliğe gömülüyor. Sükûtun çığlığı kulakların zarını delip hem aklı hem de gönlü parçalıyor.

Biri bu üzerine ölü toprağı atılmış üstüne de bembeyaz karların yağdığı donmuş kalıplaşmış putlaşmış ruhları düşünceleri hisleri harekete geçirsin istiyor. Bir kıpırdanma olsa bir hareket olsa orada bereket de olacak. Bu paslanmış motorlar işlese ışıldayacak. Eğer çalıştırmazsa bu verilen aklı, işletmezse bu bedeni, verilen bu emaneti, sahibi sorar elbet bir gün nerede bunun bedeli.

Dün gitti diyor bugün varsın peki yarın var mı? Dön arkana bir bak ölenler hep ihtiyar mı?

Ve söz yazarı Mecdinevin Tanrıkorur ne diyor;

Ömrümün güzel çağı!
İçimdeki bin heves,
her güzelin ardından tükendi nefes nefes!

Artık Sevda yolunda ne dilimde bir dua 
ne mızrabımda şevk var
ne sazımda eski ses,
her güzelin ardından tükendi nefes nefes…

Gençlik geldi geçti bir günlük süstü.
Nefsim doyamamaktan dünyaya küstü.

Ömer Hayyam da diyor ki;

Niceleri geldi, neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler:
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler

 

Zaman ihtiyarladıkça insan gençleşiyor mu? Bilimde, teknolojide, sanayide bugünkü seviyelere gelen insanoğlu insanlıkta bu kadar yükselebiliyor mu? Romalı şair Horatıus’un deyişi olan Carpe Diem (anı yaşa) düşüncesi değil, yarınlarını kendinden sonrakileri düşünen bir millet bir anlayış gerek bizlere.

Vakit sükût vakti değil yoksa sükûtu ikrardan kabul edip zihinleri medyayla ekranlarla ayakta uyutup düşünme fiiliyatını kabiliyetimizi elimizden alacaklar. Üstad Necip Fazıl’ın yorumuyla;

Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!

Ve Mecelle ’den ;

Hakim hakîm, fehim, müstakim ve emin, mekin, metin olmalıdır.

Yani uzun lafın kısası bu millet ne işle memur ise onun hakkını vermeli herkes liyakati olan işi layıkıyla yapmalı. Vesselam…

1 YORUM

Yorum Yap - Sende Fikrini Beyan Et :)

YORUM:
Adın:

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.