PARADİGMA DEĞİŞİMİ – TEKİL Mİ ÇOĞUL MU?

0
177
Görüntülenme

Tarih boyunca teknoloji çoğunlukla kendini zor zamanlarda gelişim içinde bulmuştur. Teknolojik atılımların tarihlerinin büyük savaşların tarihlerine yakın olması, bu düşünceye bir dayanak noktası oluşturmaktadır. Günümüzde de bu alışkanlık insanoğlu tarafından sürdürülmektedir. Bu gelişimin ismi savaş teknolojileri, öteki adıyla savunma sanayi olarak konulmuştur. Hayatımızda kullandığımız teknolojilerin çoğu bu başlık altında keşfedilenlerin sivil sektörlere uyarlanması sonucu ortaya çıkmıştır.


Savunma sanayiinde şu sıralar yeni bir paradigma değişimini yaşıyoruz. Yakın bir geçmişe kadar sektördeki firmalar “
Tekil” çok güçlü ve en büyük kapsamaya sahip sistemleri üretmeye çalışıyorlardı. Hava savunma sistemleri, uydular, radarlar, savaş uçakları gibi kendi içinde karmaşık, pahalı ve tek başına güçlü sistemler bu bakışın en büyük örneğidir. Ne var ki bu düşünce şu anda yerini “Çoğul” güçlü olmayan, akıllı ve menzili kısıtlı sistemler bütününe bırakmaya başladı. İnsansız araçlar(UV), bu bakış açısında büyük bir rol üstlenmeye başladılar bile. Bir başka deyişle büyük bir kartal yerine tabiri caizse sürü ile dolaşan arılar tercih edilmeye başlandı. Bunun sebebi büyük ve tekil olan sistemin hasar alması durumunda görevin icrası kesilmekte ve başarısız olunmaktadır. Sürü bakış açısı ile bakıldığında ise sürü içerisinde birkaç üyenin bozulması veya hasar alması, görevin genel işleyişini, ilk bakış açısına göre daha az etkileyecektir.

 

Sürü insansız araçlar, bir önceki paragrafta bahsedildiği gibi tekil sistemlere göre görevin başarımı konusunda avantaj göstermektedir. Bu şekilde oluşturulan sistemlerin dezavantajları ise tekil bakış açısına göre iletişim, görev paylaşımı, görüntüleme gibi sistemlerde farklılık göstermektedir.

Şekil – 1: Sürü haberleşme topolojisi

Bunların arasında diğerlerine kıyasla en çok değişiklik olan sistem iletişim sistemidir. Bu sistemde eski bakış açısına göre tekil sistemle kontrol istasyonu arasında çok karmaşık olmayan bir P2P (noktadan noktaya) ağ yapısı ile veri aktarımı gerçekleştirilebilmekteydi. Yeni bakış açısına göre P2M(noktadan çoğul noktalara) veya M2M(çoğul noktadan çoğul noktaya) şekil-1 deki gibi karmaşık bir ağ ile veri aktarımını sağlamak gerekmektedir. Bu ağ yapısı ise aktarımın karıştırılması(jamming) veya köreltilmesine karşı avantaj sağlamaktadır.

 

Sürü sistemlerin, bahsi geçen tekil sistemlere göre avantajlarından önceki paragraflarda bahsettik. Peki bu sistemler neden hala hayatımıza girmedi ? Bu sorunun cevabı her mühendislik disiplininde ayrı değerlendirilmektedir. Enerji açısından bakıldığında mevcut bataryaların şarj-deşarj döngüsünün bu sistemleri çalıştırmada yetersiz kalması, mekanik açısından bakıldığında mevcut malzeme ve üretim tekniklerinin seri üretime ve dolayısıyla ucuz sürü bireylerinin üretilmesinde sorun teşkil etmesi; neden hayatımızın bir parçası değil sorusunun sadece enerji ve mekanik alanları ile ilgili olan problemlerdir. Bunlara benzer şekilde güvenlik, yazılım, elektronik, endüstri ve işletme gibi alanlarda da problemler mevcuttur. En erken 10 yıl içerisinde, bu teknolojinin sahalara inmesi beklenmektedir. Bu sürenin öncesinde sürü adıyla anılan sistemler, çoklu görev icra etmenin ötesine geçemeyecektir.

 

Teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği bir çağda, böylesi yeni ufuklara doğru milletçe yelken açmamız teknoloji yarışında bizi muasır devletlerle yarışır hale gelmemiz için elzemdir. Sürü sistemler konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla yazdığım bu yazının milletimize faydalı olması temennisiyle bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Allah’a emanet olun!

Görsel: Ebabil kuşları

Yorum Yap - Sende Fikrini Beyan Et :)

YORUM:
Adın:

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.