Kelebek Etkisi

0
206
Görüntülenme
Butterfly Effect- black and white

Yazımızın başında belirtelim ki bu bir film inceleme yazısı değil. Hatta yazının amacı kelebek etkisini açıklamak da değil.

Çocukken hepimiz birbirinden ilginç hikayeler, masallar dinledik. Bunların çoğu atasözleri, maniler ve türlü deyişlerle bezenmiş bizlerin ders çıkarmamız beklenen metinlerdi. En ünlülerinden biri de “Bir mıh bir nalı,bir nal bir atı, bir at bir kumandanı, bir kumandan bir orduyu ve bir ordu da bir krallığı kurtarır” cümlesidir. Hikayede gerçekten de bir mıha gereken önemin verilmemesi ile bir atlının zor durumda kalması anlatılıyor. Tabiki her masalda olduğu gibi bunda da alt metin biraz farklı. Temelde bir terimin hikayeleştirilmesi yatıyor. Kelebek etkisi olarak adlandırılan, temelde ufak bir olayın bir dizi nedensellik ile daha büyük olayları tetiklemesi anlamına gelen bu terim birçok filmde, kitapta defalarca incelenmiştir. Yazıda Kelebek etkisinden, konuyla ilgili birkaç filmden sonra da ana fikrimizden bahsedeceğiz.

Kelebek Etkisi Nedir ve Ne Değildir ?

Kısa bir arama yapıldığında gerçekten de bir kelebeğin kanat çırpışının başka yerlerde tayfunlar fırtınalar oluşturabileceği anlamına gelir bu terim. Yani küçük bir olayın lineer olmayan bir düzende daha kompleks olaylara sebep olması. En küçük bir olayın, değişimin, ilerlemenin tahmin edilemeyen sonuçlar doğurması. Hava olaylarında 1 derecelik bir değişimin iklimlere etki etmesi.

kelebek etkisi

Bu etkinin domino taşlarını akla getirmesi de mümkün.Fakat genel kullanımının aksine kelebek etkisinin dominolardan farklı olduğunu da bilmek gerek. Domino taşları aynı küçük etkinin tekrarlanması ile toplamda büyük bir olayın oluşması anlamına gelir ve bu değişim doğrusal olarak ilerler. Halbuki kelebek etkisinde hikayenin nasıl tamamlanacağı asla bilinemez.

Belki sadece biraz yağmurlu olduğu için yapmadığınız bir futbol maçı sizi büyük bir sakatlıktan korudu. Belki de son anda kaçırdığınız otobüs ilerki kavşakta büyük bir kaza yaptı. Evden çıkarken kapıda anahtarla uğraşmanız hayatınızı kurtarmış olabilir.

Peki bu sadece varsayımlarda kullanılan bir etki mi ? Sadece varsayım yapmakta mı işe yarıyor ? Belki evet belki de hayır.

Dünya’ın en şanslı şehri neresidir ?

Amerika’lı askerler Japonya’ya atom bombası atmak için yola çıktığında hedefleri Nagazaki değildi. Mühimmat fabrikalarının olduğu Kuroko kentiydi. İşe bakın ki o gün şehrin üzeri  bulutluydu ve havacılar doğru şekilde bombayı bırakmak için şehrin etrafında tam 3 tur attılar. Ne var ki bulut dağılmadı ve çaresiz havacılar hedeflerini Nagazaki olarak değiştirdiler.

nagazaki O gün Kuroko’da sığınaklara doluşmuş ölümü bekleyen Japonlar ve onlardan gelecek nesiller bir bulut kümesi ile hayata bağlanmış oldu. Aynı bulut kümesi Nagazaki halkı içinse acılı bir sona sebep verdi. Afrika’da kanat çırpan bir kelebeğin Japonya’da bir hava olayını değiştirmesi ve binlerce hayat hikayesinin değişmesi kelebek etkisinin en güzel örneklerinden.

 

Eğer Geçmişe Dönebilseniz 2. Dünya Savaşı’nı Engellemek İçin Ne Yapardınız ?

Geçmişe dönebilmek için bir şansınız var ve sizden savaşı engellemeniz isteniyor. Seçenekleriniz de sınırlı.

  • Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesini engellemek
  • Hitler’e suikast düzenlemek
  • Hitler’in sanat akademisine başvurusunun kabul edilmesini sağlamak

Durum böyle olunca ve biraz da bol keseden atınca savaşı engellemenin ne kadar kolay olduğunu görebiliyor musunuz ?

Adolf Hitler

6 milyon yahudi ve 60 milyon insanın ölümünü gergin bir adamı sanat okuluna kabul ettirerek engellemiş oldunuz.

Diğer bir varsayımda 10 Nisan 1912’de İngiltere Southampton’dasınız. Titanic yola çıkmak üzere ve Jack Dawson’da kazanan el var. Eğer ufak bir bar kavgası çıkarırsanız bileti kazanamayacak ve hayatının aşkıyla tanışıp buz dağı yüzünden ölmemiş olacak. Bildiğimiz en güzel senaryolardan biri baştan yazılmak zorunda kalacak.

Bu örnekler uzayıp gider tabi ama şimdi adettendir diyerek konuyla ilgili birkaç filmden söz edelim.

Titanic örneğinde olduğu gibi eğer bulmak için hareket edersek her filmde her olayda kelebek etkisine rastlarız. Mesela İsildur yüzüğü ilk başta Mordor’un ateşine atsa bunlar olmazdı ya da Frodo dağa çıkarken ayağı kaysaydı Dünya yok olurdu demek istemiyoruz. O yüzden eğip bükmeden direk olarak bu olayı inceleyen hem kısa hem kenarda köşede kalmış birkaç filmi örnek verelim.

Lord Of The Rings

 

Run Lola Run

Run Lola Run

Hem kısa hem eğlenceli bu filmde Lola isminde bir kız var ve isimden de görüldüğü gibi kızımız koşuyor. Attığı her çığlıkta koşusu başa saran Lola’nın hikayesinde 3 farklı senaryo var. Bunlar birbirinden bir sonraki filmdeki gibi apayrı hikayeler değil ama size kelebek etkisinin ne olduğunu gayet tatlı bir dille anlatıyor.

 

 

Przypadek

 

Treni Yakala1981 Yapımı olan bu film de trene yetişmeye çalışan birini anlatıyor. Bu koşunun 3 farklı olasılıkla sonuçlanmasının ardından Witek’in hayatının geri kalan kısmının nasıl gelişeceği üzerine varsayımları anlatır.Filmde bir trene yetişmenin veya yetişememenin bir hayatı nasıl değiştirebileceği gösteriliyor ve aslında başımıza gelen olayların nasıl da bizim kontrolümüz dışında olduğu anlaşılıyor.

Tavsiyler Mr. Nobody, Back To The Future, Happenstance (Asıl adı La Battement D’ailes Du Papillon yani kelebeğin kanat çırpışı olan bu film de tahmin edebileceğiniz gibi Kelebek Etkisi ile ilgili en ufak aramada karşınıza çıkıyor.) ve aklımıza gelmeyen birçok güzel filmle devam eder ama başta da söylediğimiz gibi yazımızın amacı bu değil.

Peki Nedir Bu Yazının Amacı ?

Günlük hayatımıza birçok engelle, yıpratıcı olayla karşılaşıyoruz. Bazen mücadele ediyor bazen de vazgeçiyoruz. Bazı sabahlar kendimizde o günü tamamlamak hatta yataktan kalkmak için gereken motivasyonu bulamıyoruz. Peki ya mücadele etmemiz gerekmiyorsa ? Bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek, karşı koymamak gerekiyorsa ?

Karşı koymamak teslim olmak anlamına da gelmiyor.Yanlış bir mücadeleye ilk baştan girişmemeyi kast ediyoruz. Çünkü bazen verdiğimiz mücadele akıntıya karşı kürek çekmek oluyor, o kadar ısrarla kürek çekiyoruz ki kürek kırılana kadar akıntının bize ters olduğunu fark etmiyoruz.

Hepimizin hayatında müdahale edemediğimiz, bizim kontrolümüz dışında gelişen olaylar oluyor ve çoğu zaman geleceğimiz bunlara göre şekilleniyor. İstediğin üniversiteyi bir puanla kaçırmak ya da uçağa son anda yetişememek. Bunlara takılıp, üzülüp, devam etme motivasyonumuzu kaybetmek yerine hayatın akışında kendimize “Neyi daha iyi yapabilirim? ” diye sormamız gerekiyor.

Kadercilik oynayıp “Benim yapabileceğim bir şey yok. Zaten ne yaparsam olmayacak.” demek gibi bir lüksümüz de yok. Unutmayın ki sizin kendinizde yapacağınız ufak bir değişim veya vereceğiniz basit bir karar ilerki hayatınızı bambaşka kılabilir. Bu hayatta herkesin bir rolü, değiştirebileceği senaryolar var.

Yazımızın anlatmaya çalıştığı şey işte bu. Bir senaryo var ve bu senaryonun içinde kim olduğu fark etmeksizin hepimizin bir rolü var. Her birimiz kendimizi ne kadar önemsiz hissetsek de bir etki yapabilir kendimizin ve çevremizdekilerin hayatında beklenmedik değişikliklere vesile olabiliriz. Vereceğimiz hangi karar bizim yelkenlerimize rüzgarı doldurucak bilemeyiz ama hepimize ufak da olsa doğru kararları alırken şans diliyoruz.

 

Kaynakça

https://www.huffingtonpost.com/joanne-goldblum/its-a-wonderful-life_b_5899630.html

https://fs.blog/2017/08/the-butterfly-effect/

http://futureofcio.blogspot.com/2014/08/domino-effect-vs-butterfly-effect.html

https://www.gzt.com/hayat/hitlerin-ressamlik-doneminde-yaptigi-35-tablo-2552734

 

Yorum Yap - Sende Fikrini Beyan Et :)

YORUM:
Adın:

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.