Anayasa Mahkemesine Yapılan İlginç Başvuru

0
179
Görüntülenme

Anayasa Mahkemesinin 2 ay önce kararını verdiği bir başvuru var konusu çok ilginç ve gündelik hayattan olduğu için sizinle paylaşmak istedim.

Başvurucumuz  İzmir’de yaşayan bir inşaat mühendisi,Bu abimiz; “bir ay boyunca her gece saat 03.30’da davul çalınmasına izin verilmesi suretiyle uyandırıldığını belirterek gürültü niteliğindeki bu uygulamanın sağlıklı çevrede yaşama hakkının engellendiğini,ayrıca ibadete zorlayıcı sonuçlarının olduğunu da iddia ederek”  uygulamanın dayanağı olan işlemin iptalini istemiş.İşlem iptal edilmeyince dava açarak hakkını aramış en son Anayasa Mahkemesine kadar götürmüş işi.

Anayasa Mahkemesi, olayı çok detaylı incelemiş ve bir çok mevzuattan konuyla ilgili yerleri kararında belirmiştir Anayasa Mahkemesinin dikkatini çeken maddelerin ilgili yerleri şöyle:

  • POLİS VAZİFE ve SALAHİYET KANUNUNDAN 

Madde 14 – Şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde ve gerek dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe menolunur. Bu yasağı dinlemiyenler hakkında Ceza Kanununun 546 ncı maddesine göre takibat yapılır.

             Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve balolar bu kayıttan müstesnadır.

  • ÇEVRE KANUNUNDAN

Madde 14 –  (Değişik: 26/4/2006-5491/11 md.)

             Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.

Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara  indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır.

Bunlar bizim ulusal(yerel) kanunlarımdan konuyla ilgili yerler, daha uluslararası hukuktan da bir çok düzenleme var ki onları buraya alıp sizi sıkmak istemem.Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi olayı şöyle değerlendirmiş.

Başvurucunun şikayetinin ramazan ayında davul çalınması olgusuna dayandığı,başvuruda ses ve uyku saatinde rahatsız edilme hususlarına vurgu yapıldığı dikkate alınarak din ve vicdan özgürlüğü kapsamında dile getirilen iddiaların temelde gürültü kirliliği ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır.Başvurucu,İslam dininin bir mezhebine ait ibadete zorlandığını iddia etmekte ise de    davul çalınarak uyandırılma, söz konusu ibadetin bir unsuru olmayıp sadece bireylerin bu ibadete hazırlanmalarını kolaylaştırmak amaçıyla  uyandırmalarını sağlamak üzere ülke içinde zamanla yerleşmiş bir gelenektir.Bu durumda ibadete katılacak bireylerden davul çalınarak uyandırılmak isteyenlerin yanı sıra ibadete katılmasına rağmen bu yöntemle uyandırılmak istemeyen bireylerin de bulunması mümkündür.Dolayısıyla ibadete katılmayacak veya katılsa dahi davul çalınarak uyandırılmak istemeyen bireylerin bu şekilde uyandırılması,ses yüksekliğiyle ilgili olup uyandırılma olgusu,tek başına ibadete zorlama olarak değerlendirilemiyeceğinden başvurucunun sikayetinin Anayasa m.20 kapsamında özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerekmiştir.”

Anayasanın 20. maddesi ise şu şekildedir:

 Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga üçüncü cümle: 3/10/2001-4709/5 md.) (…)
  (Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak,
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el
konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
  (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi,Anayasanın 20. maddesinin ihlal edilebilmesi için olayın; özel ve aile hayatını doğrudan etkilemesi ve olayın belirli bir katlanma düzeyini geçmesi gerektiğini düşünmekte

Yüce mahkeme:”Şikayete konu davul çalma, her yılın farklı zaman diliminde ve bir ay süreyle gece saatlerinde genellikle birkaç dakikayı geçmeyecek şekilde geleneksel bir faaliyettir.Türkiye’de yaşayan bireylerin çoğunluğu bakımından benimsenen ve sahiplenilen bu gelenek,birlikte yaşama amacını taşıyan diğer bireyler yönünden hoş görülmesi gereken bir olgudur“.Anayasa Mahkemesi böylelikle olayın belirli bir katlanma düzeyini geçmediği gerekçesiyle devletin müdahalesini gerektirecek bir durum olmadığı yönünde karar vermiş ve abimizin başvurusunu reddetmiştir.

Değerli okurlar, bu başvuru ve karar bana hukukun yaşamın içinde, hayatın her anında olduğunu ve karar verecek kişilerin de olabildiğince fazla insanı ikna edecek, kabullendirecek bir gerekçe sunmaları gerektiğini gösterdi.

 

BAYRAM ZİYARETLERİNDE EN ÇOK DUYULAN CÜMLELER

  • E daha daha ne var ne yok?
  • Hakim savcı nasıl olunuyor?
  • Hakimlik sınavı ne zaman?
  • Yahu bırak elinden şu telefonu da sohbet edelim.

 

 

Yorum Yap - Sende Fikrini Beyan Et :)

YORUM:
Adın:

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.